![]() |
![]() |
» MAKALELER | Anasayfa > | |||||||||||||
Çocuğum ne eğitimi alsın? Bu içeriği dinleyebilirsiniz.Tüm anne babaların çocuk doğar doğmaz, hatta artık doğmadan en çok sorduğu soru; - Çocuğum ne okusun, hangi okula gitsin, gelecekte ne daha iyi para getirecek, neyi seçsin? Bu sorulara yanıt aramadan, ya da bulduğunu sanmadan önce çocuklarınızın eğitim alacağı süreçte ve meslek sahibi olduktan sonra içinde yaşayacağı yenidünyada neler olacağını dikkate almanız gerekiyor. Özellikle de artık aile bütçelerinde taşınması güç, en önemli yatırım, gider kalemi olan okul, kurs, dershane vs seçmeden önce… Yatırımın karşılığı ne olacak? Ne verilecek, ne alınacak? Sorularına yanıt bulmak gerekiyor… Hali hazırdaki diplomalı işsiz, hasbelkader işli ama para sıkıntısı ve borç sarmalından bunalmış yığınlara bakılırsa; bu alış-verişte, ‘’alıcı’’ pek bir şey almışa benzemiyor. İyi bir gelecek garantisi olacak meslek, iş edinsin diye harcanan o kadar para, çocuğum okusun diye katlanılan onca cefa, çocukların tükettiği gençlik, pek kazançlı yatırımlara dönüşmüyor. Gelecek umulduğu gibi güzel gelmiyor, aksine kaygı, sıkıntı artıyor. ![]() Çünkü insanlar kendilerini başarıya götürmesini umdukları tercihleri oluştururken, gelecekte daha çok kazandıracak alanları, garantili iş ortamlarını, meslekleri, okulları seçmeye çalışırken daha çok bugünkü koşullardan etkileniyorlar. Yani başarı için bugünün ve geçmişin, kendi deneyimlerinin, doğrularının etkisi altında ‘’tahminler’’ yapıyorlar. Ve bunu yaparken de en çok toplumsal, sosyal şablonlara, ezberlere dayanıyorlar. Umulan sonuca ulaşamamanın temel nedeni de bu oluyor… Bu artık böyle gidemez, gitmemeli. Çünkü, şimdiye kadar bilgiye erişim sınırlı idi. Kaçınılmaz olarak eldeki verilerle, tecrübelerle tahmin etmek zorundaydık. Kör uçuşu yapmak, zannederek ilerlemek durumundaydık. Oysa artık öyle değil. Bilgi sınırlı olmadığı gibi, gereğinden de fazla. Şimdi dert bilgiye ulaşmak değil, aşırı bilgi bombardımanı arasından işimize yarayanları, bize uyanları, kendi iyilerimizi seçmek ve daha iyilierini oluşturmak… Yenidünyada kritik ve asıl olan; ÇOKa ulaşmak değil, EN İYİYİyi yaratmak ‘’İyilerin en iyisi’’ olması gereken konu da bizi geleceğe hazırlayan eğitim sürecimiz, uzmanlaşacağımız alan/lar. İşte size eğitimin geleceği ile ilgili dikkate almanız gereken fütürist uzgörüler; Eğitim kurumları, öğrenme merkezlerine dönüşecek… Bunu anlayanları seçin… Çünkü; Sanayi çağının, hatta bilgi devrimi sonrasının ihtiyaç ve koşullarına göre yapılanmış, sınıf, öğretmen odaklı eğitim sistemlerinin, bugünkü gibi aynen, hatta aslını korumuş, biraz değişmiş halinin dahi devam ihtimali yok! 2030 ya da en geç 2040’a kadar (yani çocuklarınızın iş hayatına atıldığı yıllar), bilgisayar implantasyonuyla öğrenmenin (bir anlamda bilgilerin beynimize chiplerle transfer edilebilmesi) normal olabileceği konuşulurken; Tüm bilgilere, dünyanın her yerinden, her an, her şekilde görüntülü, sesli (hatta kısa bir süre sonra duygulu, kokulu) ulaşabilen, erişebilecek çocukları sınıflarda tutmak, onları gelişmeye, eğitmeye değil, hızla delirtmeye, olan yeteneklerini de köreltmeye yarayan bir uygulama haline dönüşüyor… ‘’Sınıf’’, ‘’yüz yüze’’ ortam öğrenmenin önemli bir öğesi olmaya devam edecek, ancak ‘’Hiper-Erişim’’ nedeniyle, asla ‘’en önemli’’ olmayacak. ![]() Körü körüne okul değil, gerek okulda, gerekse de onun uygulayıcısı olacak öğretmenlerde içerik, anlamlandırma kalitesi, projeci genç yetiştrmek önemli olacak. Teknoloji, bilgi, insanla en yararlı bileşkeyi sunabilen yani proje tasarlayıp, uygulayabilen kişi ve kurumlar yıldızlaşacak, önemsenecek. Bugünün temposunu dahi hızlı, karmaşayı çok buluyorsanız, bu yazıyı daha dikkatle okumalı, iyice düşünmelisiniz… Çok yakın gelecekte İnsanlar kariyer ve kişisel yaşamlarını bugünkünden çok daha karmaşık bir faaliyet mozaiği içinde kurgulamak zorunda kalacakları için, iş ve boş zaman, okul ve tatil zamanı gibi ayrıştırmaların hem önemi kalmayacak hem uygulanamayacak. Tarım ve sanayi toplumu ekonomilerinin işleyişine göre icat edilen bu format günümüzde ve gelecekte gerekli, geçerli olmaktan çıkıyor. Tüm bu nedenlerle, artık, öğretim üyeleri, öğretmenler ve okul müdürleri, sadece sınıfta ders dinleyerek ya da ev ödevi yaparak öğrenmenin dışında; Farklı, çağa, teknolojiye, yeni iletişim, algı sistemlerine uyumlu öğrenme biçimlerini kurgulamayı hızlandırmalılar. Kişisel ve kurumsal gelişimlerini bu gerçekleri ve gelecekte olması kaçınılmaz değişiklikleri göz önüne alarak yapılandırmalı, değiştirmeli, geliştirmeliler. Eğitim kurumu, yuvası şablonundan, öğrenme merkezlerine dönüşmeyi kotarabilmeliler… ![]() Tıpkı, iş dünyasının da sadece ofiste, iş ortamında iş geliştirme, satış, yaratım, üretim yapma gereğine takılı kalmaktan vaz geçmeleri gibi… Eğitim ve iş dünyasının yenidünya koşullarına ve ihtiyaçlarına göre modellemeler geliştirmek zorunda oldukları çok açık... Internet, eğitimde önemli rol oynayan ve giderek daha fazla oynaması kaçınılmaz olan kilit unsur. Bu artık kabul edilmeli, geliştirmeler interneti de merkeze alarak yapılmalı. Öğrenciler, en ücra noktalarda bile, sınıflardan ziyade, evinde veya herhangi bir yerde, çevrimiçi olabiliyor, herkesle aynı dersleri değil, farklı projeleri takip edebiliyorlarken, insanlar okullu olmasalar bile, istedikleri konular üzerinde çalışabiliyorken; Artık eğitim kurumları, sınıf, öğretmen odaklı değil, öğrenme merkezleri oluşturmak üzere çalışmalı. Yenidünyanın öğrenme merkezleri, hem sanal, hem fiziksel olarak kurgulanmalı. Öğrenciler gelecekte öğrenme amacıyla mobil ve kablosuz teknolojiyi kalem, kağat, hesap makinesi yerine kullanıyor olacaklar. Herşey bu gerçeğe göre kurgulanmalı. ![]() Bunun için en önemli konu; eğitmenlerin ve ana-babaların teknoloji bilgi, algı ve kullanım seviyelerini geliştirmeleri. Çocuklarının gerisinde değil, hiç değilse onların yenidünya gerçeklerini anlayarak yanlarında olmaları ve ‘eğitmek’ değil, ‘rehberlik etmek-model olmak’’ temelli yaklaşımlar benimsemeleri gerekli. Şimdiye kadar bilgiye, teknolojiye erişim olanakları kısıtlı idi. Bu durum; fırsat eşitsizliği, dezavantaj yaratıyordu. Bundan sonra ise bilgi, fırsat kıtlığı değil, çokları akıllıca kullanamamak, yaratıcı şekilde yararlı sonuçlar üretmek ya da üretememek belirleyici olacak. Yenidünyayı, yeni teknolojiyi diğerlerinden daha hızlı benimseyenler ve akıllı, yaratıcı olanlar başarıyı yakalayacak. Kısacası yenidünya; yeni eğitim, yeni eğitimciler, yeni ebeveynler, yeni iş ortamları, yeni gençlerle yepyeni ve heyecanla yaratılabilir. Doğru soru; ‘’çocuğum ne eğitimi alsın?’’ değil, yukarıdaki dönüşümleri dikkate alarak; ‘’Çocuğumun nelere eğilimi, yeteneği, sevgisi var?’’ ı bulup, o alanlarda ilerlemesi için rehberlik, mentorluk ilişkisi ile geleceğini yaratmasına yardımcı olacak koşulları sağlamak, buna uygun okul, ortam, teknolojiyi bulmak… Mevlana Her gün bir yerden göçmek ne iyi. Her gün bir yere konmak ne güzel Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş Dünle beraber gitti, cancağızım Ne kadar söz varsa düne ait şimdi yeni şeyler söylemek lazım… ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ Aşağıdaki yazıları da okumanızı ve dinlemenizi öneririm; Kriz, istihdam... Gelecekte iş ve çalışma modelleri Gelecekte zenginlik Dikkat! Evinizde Einstein var! Fareler bile zeka küpü Akıllılar sayılır, kurnazlar kazanır mı? En büyük sorumluluk sevmek
| |||||||||||||||